RİSALE-İ NUR'LA TANIŞAN GENÇ AKADEMİSYENİN MANİDAR VE DUYGU DOLU MEKTUBU
 Genç Akademisyenler Toplantısına İştirak Eden Cezayirli Akademisyen Huriye Bin Saadi Risale-i Nur'la Tanışmasından Dolayı İhsan Kasım Ağabeye Gönderdiği Çok Manidar Ve Duygu Dolu Mektubu,

Allah'ın selam, rahmet ve bereketi üzerinize olsun. Cezayir’den Huriye bin Saadi. Değerli ve faziletli İhsan Kasım hocam buralarda internet olmadığı için sizinle görüşemediğimden dolayı üzgünüm. Size bu aciz mektubu kalp ve ruhumdan geldiği gibi yazıyorum. Yazdığım manaları aklım da tasdik ediyor. Size teşekkür etmek için duadan başka bir şey bulamıyorum. Zira seçtiğim bütün kelimeler bu teşekkürü ifa etmede aciz kaldılar. Bu nedenle sizlere Allah’tan hak din olan İslamiyet’e ve Risale-i Nur’a hizmet etmek için uzun ve bereketli ömür ihsan etmesini diler, Resulullah ile Cennette beraber olmanızı ve O’nun pak ve mübarek iki avucundan bir daha susamamak üzere su içmenizi, niyaz ederim. İnşallah üstadımız Bediüzzaman ile beraber olursunuz. Zira insan sevdiği ile beraberdir.

Muhterem ağabeyim, Genç Akademisyenler seminerine katılmam, Nur talebeleri ile bir araya gelmem benim için büyük bir şeref oldu. Üzerime büyük sorumluluklar yükledi. Bu toplantı benim için bir rüya idi. Allah’a hamd olsun gerçekleşti. Adeta benim için saadetli yeni bir doğum oldu. Bendeniz bu yeni doğumla hayır, ümit, sekînet, rahmet, rıza, emniyet ve ünsiyet dolu bir hayata intikal ettim. Bu hayat kanaat, itminan, yakîn, sürur, sevinç, huzur, sevgi ve yakınlık hayatıdır.

Hocam! Bizler sizlerden çok şeyler öğrendik. Bizler sizlerden başta, ilim, muhabbet, ihlas, uhuvvet, hizmet öğrendik. Sizlerin lugatında enaniyete, ‘ben’ demeye yer yoktur. Sizler hep ‘öteki’ diyor, başka kimselere değer veriyorsunuz. Bu yönde de çok üstün beceriye sahipsiniz ve bu san’atı güzel yapıyorsunuz. Allah sizlerden ebediyen razı olsun. İnşallah bu mübarek yolda sizlerle hep beraber devam eder ve bu uğurda Allah’tan yardım dileriz. Benim başta nefsime ve aileme ve toplumuma ve benimle okuyan arkadaşlarıma ve tanıdıklarıma en büyük hediyem bu Nur ahlakı ve yüksek Nur terbiyesi olacaktır. Bu yolda can vermek benim için Allah katında en büyük şereftir.

Değerli Hocam! Ben kaybolmuş nefsimi sizin içinizde buldum. Nefsim size doğru sevk edildi, sizi aradı ve sizlerden birisi oldu. Sizlerden ayrılmama rağmen hep sizlerle yaşıyorum. Sizlerle buluştuktan sonra ben; üzüntüyü bıraktım, gam ve kederden uzak durdum, karamsarlığın menzillerine artık uğramaz oldum. Ye’sin, ümitsizliğin çadırına veda ettim. Yeni gerçek bir Nur başlangıcı yaptım, fecir vakti her gün, günlük evradımdan sonra Nur risalelerinden bir parça okuyorum. Bu okumalar stres ve usanmayı giderdi, günlerimi saadet ve huzur ile doldurdu.

Efendim, Hocam, Babam! Sizlerin bizlere sunduğu her şey beni adeta şaşırttı. Sizlerin davranışı, lütfu, rikkati, muhabbeti, uhuvveti, tevazuu, tatlı dili, kalp saffeti, kutsiyeti, paklığı, ruhi saflığı, bana dünyada Cennet hayatı yaşattı. Öyle bir Cennet hayatı ki, kalan ömrüm sürdükçe bir daha bu Cennetten çıkmak istemiyorum. Allah bu sözüme şahit olarak yeter.

Mübarek o beldede, İstanbul’da, Ebu Eyyubel Ensari Hazretlerinin na’şı şerifi yatmaktadır. Her taraf mescid ve camilerle doludur. Bu camiler insana tevhid sadalarını esen rüzgârlarla hissettirmektedir. Bu tevhid sadalarının arkasında Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin nefesini hissetmekteyiz. Bu nefes nefesimize nefes katıyor. Zira Bediüzzaman Hazretlerinin Sözleri, Mektubatı, Lemaları, terbiye metodu, ister Türkiye içinde ister Türkiye dışında nesilden nesile aktarılarak, adeta Nur talebelerinin hayatında canlı olarak yaşanmaktadır. Ne mutlu sana ey Fatih’in memleketi, ne güzel halef ne güzel selefe sahipsin.

Bursa’yı görünce dilimden önce vücudum Halik-ı Zülcelal’i tesbih etmeye başladı. Bursa Nur talebelerini ve Bursa Kültür Vakfında çalışanları görünce adeta dilim tutuldu, aklım durdu, ruhum esaret geçirdi. Hakikaten dil anlatırken aciz kalıyor acaba hangi lisanla konuşup sözün hakkını versin. Allah sizlerden razı olsun, mizanı hasenatınız sevaplarla dolsun demekten başka bir söz bulamıyorum.

Sonuç olarak derim ki; sözü uzatmak endişesi olmasaydı mektubumu daha uzun tutardım. Sözlerin tabirde aciz kaldığı, fakat nefesimden hissedilen teşekkürümü tekrarlarım...

Babacığım, üzerime ahd olsun ki, ben bu yolda hayatım devam ettikçe devam edeceğim. Büyük bir heyecan ve sabırla master tezimin tamamlanmasını bekliyorum, ta ki doktora tezimi Otuzuncu Söz olan İsmi A’zam hakkında yapıp, Esma-i Hüsna konusunda Risale-i Nur perspektifinde uzmanlaşayım. Bu benim rüyamdır, inşallah gerçekleşir. Sizlerin duasına ve hocalarımın himmetine, yardımına muhtacım.

Esselamun Aleyküm ve Rahmetullahi ve Berekatuhu…

Cezayir’den Kızınız Huriye Bin Saadi.

Anahtar Kelimeler:
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
õmer numan 2 yıl önce

MaşAllah