Mustafa Osman Ağabeyin dönemin çetin şartları içinde ağabeylere yazmış olduğu tesellikar ve beşaretli lahikasıdır. Bugün her nekadar saffıevvel ağabeylerin o günlerde cekmiş olduğu sıkıntılara nazaran kıyaslanmayacak derecede daha az zahmet olsa da, bu lahikanın günümüze bakan ciheti olduğunu düşünüyor ve son iki paragrafını istifadenize sunuyoruz..


.......................
Dünya fânidir; binler sene yaşamak olsa, bâki olan hayat-ı uhreviyenin yanında,hiç-ender-hiç mesabesindedir. Fakat fâni olmakla beraber, bâki hayatın bâkimeyvelerini verecek bir mezraasıdır. Fırtınaların şiddeti, havanın dehşeti sizleri sarsmasın, korkutmasın. Bu mübarek mezraaya en mübarek ve nur'ânî ve verimli ve bereketli olan Nur tohumlarını ekiniz. Zira "Eken biçer," atalarımızdan kalmamübarek bir sözdür.

Ey Nurcular! Sizin hakikî vazifeniz dünyaya bakmak değildir. Farz-ı muhal olarak dünyaya da bakılsa, bakınız ve görünüz ve zuhuru muhtemel dehşetli yangınlar sebebiyle ve o yüzden karşılaşmanız ihtimali bulunan tehlikeler dolayısıyla kat'iyen sarsılmayınız, fütur getirmeyiniz. Çalışınız, çalışınız, çalışınız ve kat'iyen inanınız ki, Nurun şefaati, Nurun duası, Nurun himmeti sizleri kurtaracaktır. İşte bu dâvânın şâhidi Emirdağlı Nurcuların dehşetli ateşten zararsız kurtulmalarıdır.
Şimdiden umumunuza müjdeler olsun.


Kardeşiniz

Mustafa Osman

Emirdağı Lahikasından

Abdullah 6 yıl

Ey nefsim! Deme: "Zaman değişmiş, asır başkalaşmış, herkes dünyaya dalmış, hayata perestiş eder. Derd-i maişetle sarhoştur." Çünki ölüm değişmiyor. Firak, bekaya kalbolup başkalaşmıyor. Acz-i beşerî, fakr-ı insanî değişmiyor, ziyadeleşiyor. Beşer yolculuğu kesilmiyor, sür'at peyda ediyor.
Hem deme: "Ben de herkes gibiyim." Çünki herkes sana kabir kapısına kadar arkadaşlık eder. Herkesle musibette beraber olmak demek olan teselli ise, kabrin öbür tarafında pek esassızdır.

Selim Savaş İLDENİZ 6 yıl

moldovada risaleyi nuru tanitan kardeşlerden razi olsun.