Vietnam ve Kamboçya Ziyaretlerimiz Hüsnü Bayram Ağabey ile Pasifik seyahatımız Vietnam ve Kamboçya ile devam ediyor. Bu yazıda hem bu iki ülkedeki hizmetlerden hem zaman zaman Hüsnü Ağabeyin bahsettiği hatıralar ve derslerden bahsedeceğiz. Filipinler Moro Müslümanlarının diyarından yarım asrı sömürgecilerle savaş ile geçmiş Vietnam'a vardık.


Eskiden Kuzey ve Güney Vietnam diye ikiye ayrılmış olan Vietnam'ın iki başkenti vardı; kuzeyin başkenti Hanoi, güneyin ise Saygon... Fakat Amerikalılarla yapılan ve yaklaşık 20 yıl süren savaşlar boyunca hem bu savaşı, hem de bağımsızlık savaşını sürdüren aynı zamanda da iki Vietnam'ı birleştirmek için büyük çaba harcayan Ho Chi Minh Vietnamlıların kahramanı olmuş. Ama 1969 yılında ölmüş iki Vietnam'ın birleşmesini görememiş.

Bu yüzden Vietnamlılar Saygon şehrine Ho Chi Minh City adını vermişler. Medrese-i nuriyemiz de bu şehirde yer alıyor. Burada kalan kahraman, fedakar ve sebatkar kardeşlerimiz iki senede HochiMinh başta olmak üzere Vietnam'ın çok farklı bölgelerine ingilizce ve arapça risaleler dağıtmışlar ve hastalar risalesi, 23. Söz, Sünnet-i Seniyye, Elhüccetüzzehra risalesi gibi risaleleri de Viet diline tercüme ettirmişler. Sakarya Kültür Eğitim Vakfının da destekleriyle devam eden hizmetler tercüme eserlerin neşri ile daha da inkişaf edecek inşaallah. 
 
Merkez Camiinde ikindi namazı öncesi camide gelenlere Kur'an ve hadis dersi veren aynı zamanda Nurları tercüme eden Üstad Muhammed ile biraraya geldik. Hüsnü Ağabey bu Nurların tercümesinin ehemmiyetinden bahsetti. Ve bahis tercümelerden açılınca Abdülmecid Ağabeyin Üstadımızı ziyaretini anlattı;
 

Abdülmecid Nursi Isparta'ya Geldi
 
Abdülmecid abi gelince Ispartalıları hep çağırdı. Hüsrev Ağabey, Mustafa Gül Ağabey, Rüşdü Ağabey, Mustafa Ezener Ağabey, Tahiri Ağabey ve hizmetkarlarıyla birlikte yirmi-yirmi beş kişi olmuştuk. Bugün bizim bayramımız. Kırk seneden beri tekasül gösteren Abdulmecidim bugün geldi, talebelerm de hep geldiler. Üstadımız lokantadan yemek söylediler. Kendisi yatağında, ağabeyler yerde ziyafet oldu. Çok sevinçliydi. 
Abdülmecid Ağabey bir aralık
"Ben alemi islamda kütüb-ü islamiyeyi bitamamiha okudugumu iddia ederim. Ve fakat Seydanın bir sahifede hallettiği bir mesele-i diniyeyi ulema ciltlerde halledememiş." Üstadımız "Abdülmecid
Ben sana vazife veriyorum. İşaratül İcazı ve Mesneviyi tercüme edeceksin." dediler. 
Abdülmecid Ağabey de "Seyda senin asarını ancak sen tercüme edersin." diye mukabele ettiler. Bu şekilde iki defa tekrar etti, 3. Seferde ısrar edince Üstadımız , Seyda senin manevi himmet ve sahabetinle tercüme edebileceğime söz veriyorum diyor. Hüsnü Ağabey diyor ki hakikaten adeta Üstadımız yazmış gibi Mesneviden de İşaratu'l İ'cazdan da manevi zevk alıyoruz demek ki Üstadımızın manevi himmet ve sahabetiyle tercüme olunmuş.
 
Vietnam deyince akla ilk gelen husus savaş . Evet gerçekten aralıksız 20 yıl savaşmışlar. 1956 dan 1975 yılına kadar süren savaşlarda yaklaşık 5.000.000 Vietnamlı ölmüş, Bunun yanında 48.000 de Amerikan askeri... Yani 100 Vietnamlı'ya 1 Amerikalı... 
Vietnamlılar savaş alanlarını açık hava müzelerine çevirmişler. Bunlardan birisini de ibret için ziyaret ettik. 
Vietnam'ın yüzölçümü Türkiye'nin yarısı civarında olmasına rağmen nüfusu 90 milyon... Yani topraklarının büyük bir bölümü yerleşim alanı. Kalan kısmı da pirinç tarlaları. Dünyanın en büyük pirinç üreticilerinden. Nüfusun bu kadar fazla oluşu, ulaşıma da farklı çözüm yolları getirmiş. Neredeyse her 2 kişiden birinde motosiklet veya bisiklet var. Araç trafiği bu sebeple nispeten rahat... Özellikle kırmızı ışık yeşile döndüğünde arı kovanından çıkan arılar gibi bir manzara oluyor.
 

Nurlu hatıralar ve Nurlardan dersler
 
Hüsnü Ağabey Vietnamda bir kaç kişiyle dersten sonra ifade ettiği bir hatırayı bir kez daha tekrar etti; Biz Üstadımızla ders okurken hususan ikindiden sonra, bizlere buyururdu ki şimdi küre-i arzda ne kadar ders oluyorsa biz bu dersimizle o ders dairesine iştirak etmiş oluyoruz.
Yine bir gün 20. Söz okunurken iki keşfiyat daha kaldı fakat yazdırılmadı buyurmuşlardı. Mühim olan kalb ve ruhumuzla Nurlara müteveccih olup istifazaya gayret etmek derslerde de diyor ya "Re'fet ne güzel demiş yüz defa okunsa yüzbirincide yine ayrı bir feyz geliyor.."
 
Üstadımızla derslerinizi hususan mesnevi ve işaratu'l i'caz'ı nasıl okurdunuz?
 
Sabah saat 7'de başlıyorduk, beş saat ders yapıyorduk, işaratul icaz ve mesneviden okuyorduk. 5 saat devam eden bu derslerde her saatte bir teneffüs verdirirdi Üstadımız. 
Öyle her i'lem'i izah ederdi ki yazsak her paragraf için on sahife yazılırdı. ( Arabi Mesneviyi) 
 
Üstadımızın yanındayken ki haleti ruhiyelerini soran bir misafire Hüsnü Ağabey ; "Üstadımız bize yanındayken sururu kalb ve huzurla bir cilvei asrı saadet yaşattı, o zamanın bir anına milyonlar sene tercih edilmez yahu kardeşim . . . " diye mukabele ettiler. Bu sözü Nurlardaki şu samimi ifadeleri derhatır ettiriyor;
 
Sözler sayesinde şu bir seneyi mütecaviz bir müddetten beri şevk ile taallüm, inayetle tefeyyüz, terğib ile tenevvür, hahişle telezzüz, işaretle tahalluk, tedricle tekemmül tarikında ilerlemeğe sai bulunduğum bu muayyen müddetin bir gününe, sabıkan geçirmiş olduğum umum hayatımın bile mukabil olamayacağı kanaatındayım.
 
Sabri
....
Bu sebeble cidden o Nurlarla iştigal etmediğim zamanlar, keşke enfas-ı ma’dude-i hayattan olmaya idiler, diyorum.
 
Hulusi
 

 
Bizlerde Hüsnü Ağabeyin yanındayken ( Mahmut Ağabey, Ahmet Erdem Hoca, Şenol, Südlü, Türkmenoğlu, Kerem, Rıza, Veysel vesaire hepimiz) bu halin bir cilveciğini yaşıyor ve bitmemesini arzu ediyoruz. Nazarlar hep Nurlarda, dert ise hep Nurların neşir ve intişarı... Bu davanın hak ve hakikat olduğuna hayatı şahid gösterilecek bir Ağabey; yetmiş sene istikamet ile istihdam...
 
Vietnam seyahatımızın akabinde Kamboçya'ya hareket ettik. Vietnam'dan Kamboçya'nın başkenti PhnomPenh'e 40 dakikalık bir uçak seyahatımız oldu. Kamboçya, Güneydoğu Asya'da, Çin Hindi Yarımadasının güneybatı kısmında yer alan bir devlet. Güney kıyısında Siyam Körfezi, kuzeyinde ve doğusunda Vietnam, batısında Tayland bulunuyor.
500bin müslümanın yaşadığı  toplam nüfusu 15 milyon olan Kamboçya'da Mekke Kuran Kursu bir hanımlar kursu açmış ki şuanda hem Risalelerden de ders alıyorlar ve 200'e yakın talebe kaydolmuş durumda. İnşaallah yakında müjdeli bir haber daha gelecek zira ikinci bir medresei nuriye de açılma aşamasında. 
 
Diyanet Müsteşarı Üstad Fareed bizleri kendilerine ait Vakıf okuluna götürdü. 300 talebesi olan okulda islami eğitim veriliyor. Burada tüm muallimlerle ders okundu ve Hüsnü Ağabey Üstadımızdan evvela maarifin ehemmiyetini, akabinde Üstadımızın muallimlere verdiği kıymeti, sonrasında asrın dehşet ve fitneleri içinde genç ve masum dimağların doğru islamiyeti öğrenmeye ne derece muhtaç olduğunu anlatan bir izahatı oldu.

Kamboçya Kahramanı Zülkif kardeşimiz de havaalanında kısaca hizmetlerden bahsetti ve tercüme ile bir an evvel kitap neşriyatına olan ihtiyacı tekrar beyan etti. Ramazandan evvel basılan Ramazan Risalesinin kmer tercümesi camilerde defaatle, tekrar tekrar, kemal-i şevk ve zevk ile mütalaa olundu, şimdi 23. Söz tercüme edildi, tashih de edildi bir an evvel basalım, Küçük Sözler de yakında çıkacak, bunlar manevi atom bombası gibi bu diyar-ı küfrü nura garkedecek eserler diyor ve buraya sahip çıkın diye ekliyor Zülkif Si  abimiz. 


 
Kamboçya için Mekke Kur'an Kursu, Halil İbrahim Hocamız ve Selim Hocalarımızın fevkalade gayretleri var, burada münbit bir zemin de var, ihtiyaç ise buraya bir kaç senesini feda edecek Nur talebelerinin gelmesi ve buraya sahip çıkmaları. Burada neşvü nema bulacak bu tohumlar ve nüveler halinde ki hizmetlere sahip çıkacak olanlar ebedlere kadar hayırla yad edilecek ve inşaallah ebediyyen kapanmayacak bir hayır çeşmesine essebebukelfail sırrıyla sahip olacaklar. Az mıdır bu fiyat. Asla. Rabbimiz dergah-ı izzet ve azametinden buralara gelecek genç Nur talebelerinin kalblerine inşirah ve buralara bir muhabbet hasıl etsin. Amin.
Kaynak : Nurdanhaber / M. Rıza Derindağ
Selim İLDENİZ 4 yıl

Çerçekten mükemmel Allah Abilerden razı olsun. Ünye ORDU