Ceylan Çalışkan

 Ceylan Çalışkan (1930-1963)

Ceylan Çalışkan, Emirdağ’da dünyaya geldi. Üstad Bediüzzaman’ın “Çalışkanlar Hanedanı” olarak yad ettiği ailenin bir üyesi olan Mehmed Çalışkan’ın oğludur. İsmi gibi cevval, zeki, hazırcevap, nüktedan ve maharetli bir gençtir. Henüz on dört yaşındayken Bediüzzaman onu manevi evladı olarak hizmetine istedi. Babası da hiç tereddüt etmeden verdi. Üstad’ın yanında on beş gün içinde Osmanlıca okuyup yazmayı öğrendi. On sekiz yaşındayken Üstad ile beraber Afyon hapsine girdi. Askerlik dönüşünde Bediüzzaman’ın yakın hizmetine aldığı altı kişi arasında, Üçüncü Said döneminin en yakın şahitlerinden biri olarak yer aldı.
 
Ceylan, Bediüzzaman’la hoca ve talebeden çok, dede-torun ilişkisi içinde bir hayat sürer. Ona kimsenin yapmaya cesaret edemeyeceği latife ve şakaları yapar. Ona tebessümler ettirir. Bediüzzaman, ondan başka kimseye bu izni vermez.
 
Üstad’ın ifadesiyle Ceylan; yaşı küçük, ama “On kişinin işini yapabilecek bir kabiliyete sahip, hem bir Hüsrev, hem de bir Abdurrahman’dır.” Onu, çok değer verdiği iki talebesinin ismiyle yad etmesi, kendisine atfettiği değeri göstermeye yeter. Bir mektubunda, bunu dile getirirken şöyle der:
 
“Aziz, sıddık kardeşlerim,
 
Benim Abdurrahman’ım ve küçücük bir Hüsrev namını alan Ceylan, vazifesini iki-üç yerde tam yaptı, geldi. Şimdi daha büyük bir vazife için Ankara’ya, Sungur gibi bir vekilim olarak gönderiyorum!”
 
Üstad, onun için “Ceylan kabiliyetli bir genç. Dünya işini de yapar, ahiret işini de. Fakat onu dünyaya vermeyeceğim” diyen Bediüzzaman bir gün ona, “Ceylan, senin hayatın uhrevidir. Eğer dünyevi olsa pek azdır!” demişti ve dediği gibi de olmuş, henüz otuz üç yaşında ama oldukça bereketli geçirdiği bu fani dünyadan ayrılmıştır. 22 Ağustos 1963 Perşembe günü, bir müşterisinden aldığı senetlerin tahsilatı için Küçükçekmece taraflarına giderken, yolda bindiği minibüsün başka bir araçla çarpışması sonucunda başından ağır bir darbe alır. Hemen yakınında bulunan Bakırköy Hastanesi’ne kaldırılır ve orada (çok geçmeden) beyin kanamasından vefat eder. Vefatından üç ay sonra kızı Nuran dünyaya gelir.
 Kaynak : Risale Ajans
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.