İSLAM TÜRKİYE'DE DÜZELECEK

 Pakistan Milli Eğitim Bakanı Ali Ekberşah'ın Bediüzzaman Said Nursi ile görüşmesinde ilginç diyaloglar yaşanmıştı. 

Salih Özcan ağabeyin vefatının ardından ondan duyduğu bir hatırayı Şanlıurfa Olay gazetesinde yazan Abdülkadir İkbal, Pakistan maarif Bakanı Ali Ekberşah'ın Türkiye’ye geldiğinde Bediüzzaman'la görüşmek istediğini Salih Özcan ağabeye söylediğini yazdı. "Bu olayı merhum Abdulkadir Badıllı’nın ve benim de hazır bulunduğum bir yerde bizzat kendisinden dinlemiştim" diyen İkbal yazısını şöyle sürdürdü:

"Kimseye haber vermeden Ali Ekberşah’la birlikte Emirdağ İlçesine gittik. O zamanlar iletişim araçları yok gibiydi. İkimizden başka Emirdağ'da bulunan Üstadı ziyaret etmek için kimselerin haberi yoktu. Otogara iner inmez bir adam yanımıza geldi ve Üstadın bizi beklediğini söyledi. Hayretler içinde kalmıştık. Ali Ekberşah büyük bir şahsiyetle karşılaşacağı için çok heyecanlanmıştı. Üstadın talebesi bizi üstadın huzuruna götürdü. Üstad kuru bir hasır üzerinde oturuyordu. Misafir gelmiş diye karşıdaki bakkaldan tahta bir sandalye getirildi ve Ali Ekberşah’ın orada oturması istendi. Ali Ekberşah Üstada birçok âlime sorduğu ve cevap alamadığı soruları sordu. Tercümanlığı ben yaptım amma bazı yerlerde sanki tıkandım. Üstad bu hal üzerine kendisi çok güzel bir Arapça konuşarak devreye girdi. Üstad bütün sorulara cevap verince "Üstadım sizden başka bu soruların cevabını hiçbir yerden alamadım" dedi. Çok memnun olduğunu ifade etti. 

MEKKE'DE BİLE OLSAYDIM...

Üstad bazı kitaplarını Ali Ekberşah'a verdi. Ali Ekberşah Üstada hitaben “Üstadım size burada çok eziyet ediyorlar, sizi, talebelerinizi ve kitaplarınızı mahkemeye veriyorlar.  Bizim orada şeyh ve âlimlerimiz için çok rahat bir ortam var. Onlara her türlü imkanı sağlıyoruz, Pakistan’a gelip orada rahat bir şekilde hizmete devam etseniz olmaz mı deyince Üstad bir şahin şah gibi kükredi: “İslam buradan bozuldu buradan düzelecektir. Ben Mekke-i Mükkeremede dahi olsam yine buraya geleceğim” dedi. Ali Ekberşah’ın hayreti bir kat daha artmıştı. Kuru bir hasır üzerinde oturan Üstad Bediüzzaman Hazretleri maddi bütün imkânsızlıklara rağmen Kemalist rejime meydan okuyordu! Onun fedakâr ve cefakâr olan sadık talebeleri her biri kahraman birer nefer gibi etrafını çevirmişlerdi.

HEDİYEYİ SAT İSLAMİ BİR HİZMETE BAĞIŞLA

"Ali Ekberşah bu cevabı aldıktan sonra yanında getirdiği küçük fakat çok değerli bir halıyı Üstada hediye etmek istedi. Üstad da ona; “Hediyeni kabul ettim ancak ilk gittiğin yerde onu sat ve İslami bir hizmete bağışla” deyince Ali Ekberşah’ın sanki dili tutulmuştu. Elini öpmek istesek de Üstad elini öptürmezdi. Ali Ekberşah başka bir âleme dalıp gitmişti. Hayatında görmediği enteresan bir olay yaşamıştı. Dua isteyip Üstadın huzurundan ayrıldık.
KAYNAK: risalehaber
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.