Mustafa Sungur ağabey anlatıyor:

1962’de İstanbul’da bir grup üniversite talebesiyle rahmetli Prof. Ali Fuad Başgil’i evinde ziyaret etmiştik. Kendisine Hüve Nüktesi’nin hava zerrelerindeki ilahî tecelliyi anlatan bahsi okuduk. 

Çok derin düşünceye daldı ve hayretler içinde kalarak şöyle dedi:

“İslam âleminde bu çeşit izah ve ispat ile tevhit dersi veren bir yazı ne gördüm ne de okudum. Eğer bu, gayet güzel bir tercüme ile İngilizce’ye çevrilse ve radyolardan okunsa on binlerce ecnebi derhal Müslüman olur!”