Senirkentli Ali İhsan Tola ağabey anlatıyor: "Hazret-i Üstadı, bir kaç kişi ile ilk def’a ziyarete gidiyordum. O sırada İmam-ı Gazali’nin İhya’sını okuyordum. Üstadın yanına vardığımızda arkadaşlar, benim için “Bu İhya’yı okuyor!” dediler. Üstad, o zaman çoraplarını çıkararak diz üstüne geldi ve dedi ki: “Ben, İmam-ı Gazali’nin yanında bu çorab da olamam. Fakat onlar da bu zamanda olsalardı, vallahi de billahi de imana hizmet edeceklerdi.” . Bu hatırayı bizzatihi yaşayan Ali İhsan Abimiz bizlere anlatırken inanın tekrar yaşıyor gibiydi.. . Ali İhsan TOLA, Orman Mühendisliğini bitirmiş ve Bediüzzaman Hz.lerinin ziyaretine gitmiş. Namazdan sonra “İşarat-ül İ’caz”’dan ders okunuyor. Herkesin elinde bu kitaptan var. Biri okuyor, diğerleri takip ediyor. Ali İhsan Bey de takip ederken bilmediği bir kelime görünce durmuş. Acaba bu kelime nedir diye düşünüyor. Bediüzzaman Hz.leri gözlüğünü çıkarıp demiş: . . “Yeni gelen, takılma,devam et...” . . Ali İhsan Bey utanmış, okunan yeri bulmuş, okuyana tabi olmuş. Ama yine bilmediği bir kelimeye rastgelince yine: "Acaba bu kelime nedir?" diye düşünüyor. Bediüzzaman Hz.leri yine gözlüğünü çıkarıp demiş: . . “Yeni gelen, takılma,devam et...” . . Bu durum birkaç defa olunca Bediüzzaman Hz.leri dersi bitirip demiş: . . “Misafiri mutfağa götürün.” . . Ali İhsan Bey mutfağa girince Üstadın hizmetinde bulunan abiler kahvaltılık ne malzeme varsa hepsini birden önüne yığmışlar. Kocaman bir ekmek, büyükçe bir tabak peynir, büyükçe bir tabak zeytin... Ali İhsan abi anlamış ki; “bunların hepsini ben birden yiyemem. Azar-azar, öğün halinde yiyebilirim. Birden hepsi bitmez...” Risale-i Nurda böyledir diye anlamış. .


bünyamin 5 yıl

maşAllah,ders okurken konuyu dağıtanlara duyrulur.

erdal 5 yıl

ALLAH BU HAKİKATLERİ ANLAMAYI NASİP ETSİN