Muhabirlik döneminde Nurcular aleyhinde haber yaptığını ifade eden Cumhuriyet yazarı Özgen Acar, şimdi ise Risale-i Nur ve Bediüzzaman Said Nursi ile ilgili programları sıraladı, "Nereden Nereye?" diye sorarak eski baskıcı günleri özlemle andı.

Özgen Acar'ın köşesinde yayınladığı programlar serisi şöyle:

2-4 Ekim... İstanbul’da düzenlenecek olan “Daha iyi Bir Dünyanın İnşasında Müsbet Hareketin Yeri ve Rolü: Risale-i Nur Yaklaşımı” konusu, 11. “Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumun”da irdelenecek! 

30 Mart... Kayseri’de Bediüzzaman Said Nursi’ye ait eşyalar ve fotoğraflardan oluşan serginin açılışına bazı AKP milletvekilleri, belediye başkanları, Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı katıldı. Yakında onun da “sakalı şerifi” öpülürse hiç şaşırmam! 

27 Mart... Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde Said Nursi’nin adının verildiği imam hatip ortaokulu törenle hizmete açıldı. Okulun açılışını Ağrı Valisi bir konuşma ile yaptı. 

26 Mart... Trabzon Büyükşehir Belediyesi, Bediüzzaman Said Nursi’nin yaşamını yansıtan sergi düzenledi. 

28 Ocak... Said Nursi’nin “Risale-i Nur” kitabının basılmasına izin verildi. Kitabın yaklaşık 150 sayfasında Peygamberin insanlara olağanüstü güçleri olduğuna inandırmayı amaçlayan, ancak gerçek olmayan yüzlerce mucizesi de yer alıyor. 

Mayıs 2015... Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde “Din, Bilim ve Felsefe ilişkisi: Risale-i Nur Yaklaşımı” sempozyumuna rektörle, Said Nursi’nin öğrencileri katıldı. 

Nisan 2015... Ankara Büyükşehir Belediyesi, Said Nursi ile tartışan Vali Nevzat Tandoğan’ın adını taşıyan alanın adını “Anadolu Meydanı” olarak değiştirdi. 

Ocak 2015... Iğdır Üniversitesi’nde rektörün konuşmasıyla Said Nursi’yi anma sempozyumu düzenlendi. 
Ağustos 2014... Van’da imam hatip lisesinin adı Said Nursi oldu. Valiliğin önerisini Milli Eğitim Bakanlığı onayladı. 

Haziran 2014... Bediüzzaman Said Nursi’nin adı, Bitlis’in Hizan ilçesindeki ana caddeye verildi.

Tabir yerindeyse kimi bilgileri "sapla samanı karıştırarak" veren Acar, bazı okullarda cuma namazı kılınmasını da Atatürk'ün sözlerine aykırı olduğunu hatırlattı.

RAMAZAN VE KURBAN BAYRAMLARI MİLADİ TAKVİME SABİTLENSİN!

Evlere şenlik talepleri de olan Acar, Ramazan ve Kurban bayramlarının da miladi takvime bağlanarak sabitlenmesini istedi.

Peygamber Efendimiz (asm) ve Hz. İsa hakkında "Muhammet" ve "İsa" şeklinde seslenen Acar, şöyle yazdı:

Ramazan ayı Şeker ve Kurban bayramları, her yıl “kameri (ay)” takvimi ile İsa’nın doğumuyla bağlantılı “miladi” takvim farkından dolayı 10 gün öne alınarak gerekleri yapılır. Bu uygulama Muhammet’in doğum günü için “mevlit” kutlamalarında da geçerliydi. 

Müslüman ülkelerden yalnızca Türkiye’de, Başbakanlık ve Diyanet Vakfı’nın kararları ile 1989’da “Kutlu Doğum Haftası’nın” kutlanmasına başlandı. 1994’te ise “kameri” takvimden “miladi” takvime geçilerek peygamberin doğumu 20 Nisan’a sabitleştirildi. 

Kimi yıllarda 20-26, kimi yıllarda 16- 22 Nisan tarihleri arasında kutlandı. Her nedense Ramazan ayı Şeker ve Kurban bayramlarında miladi takvime geçilmedi! Haftanın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’na rastlaması üzerine Diyanet İşleri Başkanlığı daha sonraki yıllarda “Kutlu Doğum Haftası’nı” 14-20 Nisan tarihleri arasında dondurdu. 

"NURCULAR TEKER TEKER YAKALANIYOR" HABERLERİ YAPARDIM

Muhabirlik yaptığı dönemde Nurcular aleyhine haber yazdığını hatırlatan Acar, kendisi gibi düşünen hakim ve savcıları da şöyle andı:

"5 Ağustos 1961’de, Cumhuriyet’te Ankara Emniyeti’nce gerçekleştirilen “Memleket çapında girişilen hareket. Nurcuların elebaşları teker teker yakalanıyor” başlıklı haberim yayımlanmıştı. 

Yakalanan Nurcular, hakkımda “neşren hakaret” davası açmışlardı. Davaya bakan üç yargıçlı “Toplu Basın Mahkemesi’nde” başkan, kimliğimi saptadıktan sonra ifademi bile almadan “aklama” kararını açıklayıp davacılara dönmüş, “Bir daha karşıma gelirseniz, sizi içeri atarım!” diyerek salondan kovmuştu! 

"Günümüzde valiler, rektörler şimdi Nurcuların izinde yürüyorlar!" diyen Acar yazısını şu cümleyle bitirdi: "Nereden nereye?"

Kaynak: Risale haber 

:
aciz 5 yıl

Allah nurunu tamamlayacaktır, velev kafirler istemese de....kur'ani hizmet genişledikçe bazıları gayzından kuduruyor anlaşılan. tıpkı cehennemin onlara gayzından patlayacağı gibi...

Hasan baran 5 yıl

Yazının tamamını yayinlasa idiniz dürüst davranmış olursunuz gülen eleştirileri ni eş geçmişiniz zımnen guleni de aklamissiniz